Kendi Gerçeğimize Doğru
İnsan kendini yaslayacak bir ülkü arar. Hepimiz benliklerimizden daha büyük, bizi aşan, bizimle birlikte solup gitmeyecek bir hedefin, bir anlamın, bir ülkünün arayıcılarıyız. Gölgeler arasında bir yol ararız, maddeden manaya, kabuktan öze, dıştan içe. Nereye aitiz? Anılarımıza ve geçmişimize mi? Yoksa önümüzde belirli belirsiz uzanan geleceğe mi? Geçmişimiz bugünü şekillendirir ve geleceğe renk verir. Neyi arıyoruz peki? İyiliği, barışı, dostluğu , ahengi, sevgiyi. Bir fırtınada sığınacağımız emniyetli bir kovuk arıyoruz: ait olduğumuz yerler, anlamlar, aşklar. Sonunda kendimize ait olmak, geçmişimizle barışmak, kendi irademize sahip olmak, kendimiz olmak istiyoruz. ‘Beni bulmadıysan, aramana gerek yok.’ Çünkü Hakk, onu arayanların kalbindedir, orada mukimdir zaten. Hakk kalbinde; o orada olduğu için sen arıyorsundur. Kendimi bulduğum zaman onu da bulmuş olacak mıyım? Kemal SAYAR / Beni Sessiz de Sevebilir misin?